Sohbet'e Giriş

Seninle gelsem diyen çoban ve Ümmü Mabed’in çadırı

Seninle gelsem diyen çoban ve Ümmü Mabed’in çadırı

Yolda bir çobana ve keçilerine vardılar.Susuzdular. Süt talep ettiler. Keçilerin sütü yoktu. Çoban yok deyince keçiye dokundu. Ardından kapları sütle doldurdu. Çoban dehşet içinde! Kimsin sen!Muhammedim ben. Şu Kureyş’in yoldan çıkmış dedikleri birey mi? Sakince yanıt verdi ‘Onlar öyle söylüyorlar’.Vallahi sen özel bir insansın. Peygambersin!Seninle gelsem mi? Sabret, ardından Medine’ye gelirsin.Buyurdu. Emniyeti sağlamadan hiçbir müminini harekete geçirmiyordu. Ebu Zerr’e (r.a.) ‘Sabret, ardından gel’ buyurduğu benzeri.

Kendi şeklinde bir bedevi. Ümmü Mabed, kocası ve birden çok koyun. Orada da mucizeler görürdü. Ümmü Mabed O’ndan etkilendi ve ibadet etti. Geçtiği kurak yerleri ormana çeviriyordu.Çorak gönülleri bahçelere döndürüyordu.Ümmü Mabed’in bu cılız koyunu 18 sene ek olarak yaşadı. Bu bayanın yeri mühim bir istasyon misyonu gördü.Hz. Peygamber (s.a.v.) atını devam eden Süraka’ya karşın ayakta durdu. Süraka’nın atı kuma batmaya başladı. Süraka davranış ettikçe at batıyordu.Süraka mevzuyu anlayınca ‘Merhamet ey Muhammed’ demeye başladı. Hz. Peygamber (s.a.v.) şu şekilde buyurdu; Dön ve yerimizi kimseye söyleme. Sana bilgi veriyorum. Kisra’nın altın bilezikleri sana kısmet olacak!

Kategori
: Genel
Yazar
: admin
Etiketler
:

Sizde Yorum Yapın