Sohbet'e Giriş

KOCA ÜLKE CEREYANDA KALDI

KOCA ÜLKE CEREYANDA KALDI

Yıllarca cezaevinde yatan Türk edebiyatının bu dev adının, Sabahattin Ali’nin, 1948’de Bulgaristan hududundaki ‘sır’ ölümü üzerindeki esrar perdesi halen acı acı sallanırken, seneler ardından bir TV programında, onun yapıtı üst kısmına ‘konuşamayan’ iki hanımefendinin beyinleri aralarında koca ülkenin cereyanda kalması bir sürü normal geldi nedense bana.
Ve işte tam da bu duygularla onun bir yabancı harika romanı ‘İçimizdeki Şeytan’da yazdığı şu satırlar geldi aklıma:
“Ben ikide bir yandan bu şekilde oluyorum, bazen tüm vatandaşları boyunlarına sarılıp öpecek civarı seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü rastlamak istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim

dahi… Yalnızca bir yalnızlık gereksinimi. Öyle günlerim oldu ki, etrafımda minik bir davranış, en hafif ses dahi istemiyorum. Taşıp dökülecek civarı bizzat kendimi doyurduğumu hissediyorum. Kafamda, hiçbir şeyle değişmesi olası olmayan muazzam hayaller, bana her şeylerden ek olarak güçlü gözüken fikirler birbirini kovalıyor… Ancak ardından aniden etrafımda bana yakın bir tanesini arıyorum. Tüm bu beynimden geçtiğimiz şeyleri teker teker, uzunca uzun anlatacak bir tanesini. O süre ne civarı hazin bir durum aldığımı tasavvur edemezsiniz. Kış bugünü sokağa atılmış üç gündelik bir kedi yavrusu benzeri kendimi perişan hissediyorum…”

Kategori
: Genel
Yazar
: admin
Etiketler
:

Sizde Yorum Yapın