Sohbet'e Giriş

KARADENİZ’DE GERİLİM

KARADENİZ’DE GERİLİM

SAYILARI bir sürü olmasa da “denizaltı filmleri”diye müstakil bir tür meydana geldiği kesinlikle. Türün savaş filmleriyle de kopmaz bir göbek bağı var. Buna Bağlı Olarak, “Kara Deniz”in (Black Sea) kara beyaz II. Hayat Savaşı belgesel görüntüleriyle başlaması şaşırtıcı değil. Her birşey Sovyetler’den Almanya’ya götürülürken Karadeniz’de Gürcistan açıklarında batırılan külçe altın dolu bir Alman denizaltısıyla alakalı… Ana karakterimiz, denizcilik kariyeri uğruna ailesini kaybetmiş, son çalıştığı şirketten tazminatsız uzaklaştırılan kalbi kırık, kızgın bir denizaltı pilotu meydana gelen Robinson. Jude Law’un canlandırdığı Robinson, bu kanun dışı hazine avcılığı işine yaşamı süresince kaybettiklerini telafi etmek amaçlı giriyor. Ancak, bir araya getirdiği “kaybedenler ekibi”- nin ek olarak önce günlerden iç çatışmalara girmesini engelleyemiyor. Böylece ameliyat gittikçe güçleşiyor ve bir yerden ardından vefat kalım savaşına dönüşüyor.

denizli escort
Dennis Kelly’nin senaryosu dipten dibe anaparanın personel sınıflar üzerindeki baskısını belirten siyasi ve solcu bir aşağı metne sahip. Ama bunun, incelikli ve güzel bir şekilde işlendiğini söylemem olası değil. Ekip amaçlı her şeyin bir bir sürü kez kötüye gitmesi, gerilim dozunu yüksekte tutuyor ve filmin klostrofobik atmosferine fazladan bir karamsarlık, boğuculuk ekliyor. Ek Olarak bir sürü “İskoçya’nın Son Kralı”ile bilinen yöneten Kevin Macdonald, bir zanaatkâr olarak işini profesyonelce inşa ediyor ve filmini izletmeyi muvaffak oluyor ama denizaltı filmleri türüne özel bir katkı yaptığını ifade etmek kolay değil.

Kategori
: Genel
Yazar
: admin
Etiketler
:

Sizde Yorum Yapın