Sohbet'e Giriş

Bir inanç adamı

Bir inanç adamı

Ortadoğu’da ya da dünyanın rastgele bir yabancı ülkesinde benzerine ender rastlanan türden bir inanç adamı/siyasetçi can verdi geçtiğimiz hafta. Ayetullah Hüseyin Ali Montazeri İran’ın dini öncüsü Humeyni’nin değerlendirilmiş halefiydi. Ölümcül hasta kişi meydana geldiği malum Humeyni’den İran’daki salt iktidar koltuğunu devralmasına aylar kala tanık meydana geldiği haksızlıklara başkaldırı etti.
Hapisteki tutukluların Humeyni’nin buyruğuyla öldürüldüğünü öğrendiğinde, liderine uğruna beraber çarpıştıkları devrimin bu olmaması gerektiğini söylediği katı bir mektup yazdı. Gözden düştü. Haleflikten atıldı. Kendini bilmezler dini giysilerini sırtından almaya kalktılar. Humeyni’nin “hayatımın ruhu” ve “İslam’ın sütunu” diye tanımladığı bu derin bilge inanç adamına karşı korkunç bir çamur atma kampanyası başlatıldı. 5 sene ev hapsine cezalı edildi.
O yalnızlıkta ve görünür çaresizlikte Montazeri gittikçe hepten büyüdü. Kendisinin de devrimci öncüleri aralarında

meydana geldiği ve anayasasına velayet-i fakih müessesenini yerleştirdiği İslam Cumhuriyeti’nin gittikçe yitirdiği yüreği onun şahsında hayat buldu. Velayet-i fakih müessesenine daha demokratik bir tanımlama vermeye çalıştı bu nedenle de dini bilgisi o sıfatı taşımasına yetmediği takdirde kolay politik sebeplerle o konuma sunulan Hamenei’nin tükenmez düşmanlığını kazandı. İran’da benzersiz zulümle davranılan Bahailerin eşdeğer yurttaşlık haklarını savundu.
Ölümünden kısa zaman öncesinde verdiği bir fetvada nükleer tabanca geliştirilmesinin, konuşlandırılmasının, nükleer silaha mevduat yapılmasının İslam’a ve insanlığa karşın bir tutum meydana geldiğini ifade etti.

Kategori
: Genel
Yazar
: admin
Etiketler
:

Sizde Yorum Yapın