Sohbet'e Giriş

AYIPLI YIYECEK KÜLBASTI

AYIPLI YIYECEK KÜLBASTI

En sonunda tebrik faslı. Nazik misafirler gelecekleri zamanı yiyecek zamanına rastlatmazlardı. Kurban Bayramı’nda yemekte külbastı bulundurmak bir sürü ayıptı. Kurban etinden yapıldığı varsayılarak harislik ve bayağılık olarak görülürdü. O zaman yemekte turunç reçeli bulundurmak nazik âdetlerindendi.
Peki ya kahve faslı? Onu da Abdülaziz Bey’den dinleyelim: “Misafir oturunca bir ağa elinde eskiyen madenden gülabdanla girer, usulünce önüne eğilir, gülsuyu serper, geriye geri çekilir, kapıdan çıkardı.

Sonra âdet meydana geldiği üzere şeker tepsisi ile şeker getirilir, daha daha sonra trend ve sırmalı kahve örtüsü ile kahvecibaşı kahve verir, sonrasında bir ağa misafirin yanına değerli yeraltı maden veya billur tabak içerisinde bayat ve narin peynir şekeri koyardı.
Bir süre hasbihal edilir, daha sonra ev sahibi ağalardan birine şeker tabağını almalarını emrederdi. Bu tabağın alınması konuk için hiçbir biçimde, ‘Artık kalk git’ manasına gelmezdi, misafirin sıkılmamasını, kalkmak veya dönmekte kendisinin özgür bırakıldığının bir ifadesiydi.” En sonunda ağzımız da tatlandı. Bayram da bu demek esasen. Ağız tadı ve umut dolu bir geliyor olacak…

Kategori
: Genel
Yazar
: admin
Etiketler
:

Sizde Yorum Yapın