Sohbet'e Giriş

ALBA’NIN MANTARLARI

ALBA’NIN MANTARLARI

Sezai Profesyonel sray mutfağını bir sürü sıkı taşıyor. Çırağan Sarayı’nda Boğaziçi’ne bakanımız bir salon, masanın çevresinde 10-15 birey Ralph Radtke ve Figen Mays’in çağrısı. Prusyalı evrensel müdür bir İstanbul aşığı. Figen’de İstanbul’un turizm çehresine çalışmada.Şarapsız turizm olabilmektedir mi? Olamaz. Bakın bu işi yapanlar yalnızca tüccar değil.
Müsaade verin şu filmimizi az geriye saralım. Çırağan Sarayı, Türk Restoranı balkonundayız. Haşmetli yapının balkonunu dolunay aydınlatıyor. Ilık bir yaz gecesi, Osmanoğlu, köşedeki masada. Balkonun Topkapı Sarayı’na bakanımız köşesindeyiz. Osman Efendi’nin karşısında bir hanım oturmakta. Gecenin ilerleyen saatlerinde servis

hareketleniyor, bizim “efendinin” masasına bir pasta getiriliyor.
Aynı anda, balkonun köprü tarafında duran sehpa da uyarı kesiliyor. Mesleksel deformasyon dedikleri bu olsa sebep. O akşam orada karısıyla romantik bir yiyecek amaçlı yer alan biri var, Ralph Radtke. Pastayı görünce masaya şampanya yolluyor…Prusyalı zarif bir erkek. Ayaklanıp Osman Efendi’nin masasına yollanıyor. Kendini tanıtıp otel yerine müşterisinin doğum gününü kutluyor. Osmanoğlu’da kendini tanıtıyor. Radtke çiftini masasına çağrı etmekte. “Bitti mi?” demeyesiniz. Hele durun, The Night is long; ek olarak yepyeni başladık…

Kategori
: Genel
Yazar
: admin
Etiketler
:

Sizde Yorum Yapın